Evet şuna bir açıklık getirelim önce, boksörlüğü seçmiş bir böceğin hikayesi değil bizimkisi... 1.50 boylarında, eşcinsel, ağzı bozuk yahudi bir boksörün (evet cüce kendisi) ve hitler aşığı, soylu bir aile mensubu, arı ırk yaratma inancı taşıyan bir böcekbilimcinin hikayesi.
Ned Beauman kitabında Hitler'in felsefesine, arı ırklara, böcek türlerine ve adlandırılmalarına, eşcinsellerin sevişirken ne hissettiklerine ve garip hastalıklara değinmiş, ama hiçbirini irdelememiş bizi merakta bırakmak için. Kitabı okurken yer yer mideniz bulanabilir, cinsel tercihinizi sorgulayabilir, ya da cinsellikten tiksinebilirsiniz. Ama birçok garip hayat tanıyacaksınız, kitapta en çarpıcı bulduğum nokta tam olarak bu oldu. Karakter sayısını hatırlamıyorum, ama hafızasız adamın hafızasında tutamayacağı kadar çoklar. Hepsinin de absürd bir tarafı var, kitabın ortalarına geldiğinizde kitabı sadece yeni absürd karakterler tanımak için okuduğunuz hissine kapılabilirsiniz, bende öyle oldu. Demek istediğim, kitap sıkıcılıktan uzak. Kitapta tek bir hayat yok, birbirinden bağımsız karakter topluluklarının yaşadığı farklı hayatlar var. Çok küçük kesişme noktalarıyla bağlanıyor bu hayatlar birbirlerine. Bu hayatlardan biri boksör ve böcekbilimcimizin hayatı; yaşadıkları karmaşık aşk ve garip fantezileri. Bir diğeri soylu faşistlerin hayatı; faşistlerin düşünce yapısını gözlemleyeceksiniz, güzel bir deneyim oldu benim için. Sonuncusu da tiksinç bir hastalığa sahip, blog yazarı asosyal bir koleksiyoncunun hayatı. Bu hastalığın ona neler yaşattığını kendi ağzından dinliyoruz, eğlenceli bir adam kendisi.
Zamana gelirsek, kitap 3 farklı zamanda geçiyor, anlamak biraz güç olabilir başlarda. Paniklemeden okumak lazım, Beauman dağıttığı olayı kendi topluyor, sizi çok uğraştırmıyor.
Kitabımız Guardian İlk Roman ödülünü alacak gibi yapmış ama almamış, finallerde kaybetmiş. Hakkı yenmiş mi bilmiyorum, kazanan romanı okumak lazım önce. Her neyse, ilk roman olarak başarılı iş çıkarmış Ned abimiz.
Baskı güzel, Domingo'ya güveniyoruz zaten. Kapak tasarımı çok hoş, pastel renkler seçilmiş, kaliteli hissi veriyor. İlk ve son sayfalardaki böcekler ve boks eldivenleri sevimli olmuş.
Çevirimiz güzel, yazım hatası ya da anlatım bozukluğu göremedim pek. Cümleler fazla uzayabiliyor bazen ama çevirmenden kaynaklandığını sanmıyorum. İngilizler hep yapıyor bunu.
Sonuç olarak okuyun efenim, olmuş bu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder